Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu
çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra
dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok
ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak
pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir
sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh
çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler,
mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en
çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut
çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları,
güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün
zaman
Ben senin en çok davranışlarını
sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar,
zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan
kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm
çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir
dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin
en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle
bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu
sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...