Gönderen: canakin
Tarih: 2008-06-30 11:29:38
Slaytları: 95
Yapan: Can Akın
Açıklama:
BARIŞ MANCO, CEM KARACA, SEZEN AKSU VE BEN CAN AKIN
Balıkesir'de beyaz bir kamyonet üzerinde hoparlörden çıkan ses şehre
yayılıyordu: "SAYIN BALIKESİRLİLER CUMARTESİ GÜNÜ ŞAN SİNEMASINDA BÜYÜK KONSER;
BARIŞ MANÇO, CEM KARACA VE KÜÇÜK SERÇEMİZ SEZEN AKSU'NUN KONSERİ VARDIR. LÜTFEN
SİZİ DE KONSERE BEKLİYORUZ."
Konser çağrısını duyar duymaz, elimi cebime attım ve büyük bir hayal
kırıklığıyla konsere gidecek durumda olmadığımı fark ettim. Üzgün bir şekilde
yürürken Orman Başmüdürü Necati Sezgin bey "Oğlum bu ne hal. On dört yaşında
çakı gibi delikanlısın. Neden üzgünsün" dedi. "Konsere gidecek paramın
olmadığını ve yaz tatilinde kazandığım bütün paramı da lisedeki okul giderlerime
ayırmak zorunda olduğumu belirttim. Karşıdaki kamyonu göstererek, lojmana gelen
bir kamyon kömürü yerine taşıyabilirsem konsere gidebilecek parayı da
kazanabileceğimi söyledi.
Kamyon dev gibiydi. Bir kürek iki teneke bana bakıyordu. Rüyam'da rüyalarımla bu
şehirden gitmişti. Kalbimde derin ilk aşk yarası belki bu konserde
kapanabilirdi. Kamyon birden gözümde küçüldü. Ve bütün gece boyunca dev gibi bir
kamyon kömürü, gözlerimde konserin hayali ve kulaklarımda Sezen Aksu'nun
şarkılarıyla beraber taşıdım. Bitirdiğimde kömür taşımaktan parça parça olmuş
ellerimden kan damlarken, kalbim sevinçten deli gibiydi. Konsere gidebilecektim.
Konser günü geldi çattı. Giyecek doğru düzgün şık bir elbisem de yoktu. Sahnenin
en ön sırasındaydım. Cem Karaca çıktı sahneye. Orkestrayla birlikte benim
şarkımı, "Tamirci Çırağı'nı" okudu. O söyledi ben üzüldüm. Kalbimde derin aşk
yarası kanamaya başladı. Kederle dolmuştum. Cem Karaca'nın muhteşem şarkılarını
bütün salonla birlikte tek ağızdan var gücümüzle söyledik. Sanırım herkes
kendinden bir parça bulmuştu şarkılarda.
Arkasından Barış Manço, rengarenk sislerin ve esrarengiz ışıkların arasından,
sultanlara yaraşır kaftanı ve parmaklarında "manalı" yüzükleriyle beraber
sahneye güneş gibi doğduğu anda, salonda çılgınca alkış sesi koptu. Görüntünün
heyecanıyla alkışlar dakikalarca dinmedi. Hep beraber, kah ağlayarak, kah
coşarak şarkıları birlikte söyledik. "Balıkesirliler arada bir susun da ben de
söyleyeyim" diyerek, nazik esprisini de yapmayı unutmadı.
Ve sahneye Dev Sesli, Minik bir Serçe geldi. Ve bütün ihtişamı ve kalbiyle
şakımaya başladı. Sanki bizden biri gibi kalbimizdeki nağmeleri söylüyordu.
Gönlümüzün en ücra köşelerine girmiş ve bütün acılarımızı bestelerine söz
yapmıştı. En ön sırada olduğum halde Minik Serçe'nin ne söylediğini
hatırlamıyorum. O gece konserde Sezen Aksu'nun bütün şarkıları yüreğimde çaldı
durdu. Kulaklarım heyecandan duymadı ama kalbimin her şarkı ile beraber
ağladığını biliyorum.
Ve konser bitti.
Hemen kulise, sevdiğim sanatçıların imzasını almak için koştum. Üç devin
imzasını almak istiyordum. Ancak kapıda bana kötü kötü bakan ve aşmam gereken
dev gibi bir adam vardı. İçeri girmek istediğimde, dev adamın en son bana doğru
yumruğunu salladığını gördüm. Arkasından göğsümde büyük bir acıyla kendimi
kaybetmişim. Kendime gelmeye çalışırken gözlerimi yarı kapalı bir şekilde
açtığımda, gördüğüme inanamadım.
Sol yanımda sol elimi tutan Cem Karaca, diğer eliyle yüzüme kolonya dökerken,
bir eliyle de başımı okşuyor ve beni ayıltmaya çalışıyordu.
Sağ tarafımda sağ elimi ise Barış Manço tutuyordu ve dökülen kolonyayı eliyle
yüzüme sürerken bir yandan da dev adama kızgınlıkla bağırıyordu.
Ve karşımda bana yapılan insanlık dışı davranışın üzüntüsünden ağlamaklı
gözleriyle Minik Serçe Sezen Aksu bir bardak suyu içirmeye çalışıyordu.
Üç dev sanatçının imzasını taşıyan hatıralık bir şeye sahip olamadım ama onlarla
paylaştığım özel bir anım ve kalplerinde sevgiyle karşılık bulduğum bir yerim
olmuştu.
Mr Can Akın
BARIŞ MANCO, CEM KARACA, SEZEN AKSU VE CAN AKIN Şair şiir fotoğraf sanatçısı
Hemen hemen kişisel olan blog: Salute Blog